Yapay zekâ bir işi ne kadar tehdit ediyorsa, ChatGPT’nin lansmanından bu yana Almanya’daki iş ilanlarındaki düşüş de o kadar büyük oluyor. Bu durum özellikle yazılım geliştiriciler, pazarlama ve insan kaynakları için geçerli.
Ekonominin zayıf seyrettiği dönemlerde, şirketlerin iş ilanları azalıyor. Almanya’da son iki yıldaki düşüş %23 oldu. Yapay zekânın insanların işlerini yapmalarına ne ölçüde yardımcı olduğu henüz tam olarak belli değil. Ancak, ABD’de olduğu gibi Almanya’da da yapay zekânın iş piyasasına girdiğine dair ilk işaretler var: Digitalwirtschaft-Briefing için istihdam portalı Indeed’in yaptığı bir analiz, özellikle yapay zekânın iyi bir şekilde yaptığı becerilerle ilgili iş ilanlarının son iki yılda ortalamanın üzerinde bir düşüş gösterdiğini ortaya koydu.
Bu durum, özellikle yazılım geliştirme, veri analizi, insan kaynakları, basın ve müşteri hizmetlerinde belirgin. Bu dört iş kolunun hepsinde yapay zekâ, iş ilanlarında listelenen gerekli tüm becerilerin %50’sinden fazlasının yerini alabilir ve Indeed analizinin gösterdiği üzere dört iş kolunda da ChatGPT’nin ortaya çıkışından bu yana iş ilanları en az %40 oranında azaldı. Buna karşılık, çocuk bakımı, hemşirelik veya zanaatkarlık gibi mesleklerdeki iş ilanları neredeyse hiç düşmedi. Bu mesleklerde, yapay zekânın etkisinin çok düşük olduğu düşünülüyor, çünkü YZ’nın yerine geçemediği elle yapılan işler ve sosyal etkileşimler daha önemli.
Mark Zuckerberg: “Yapay zekâ orta düzey bir yazılım geliştiricisi kadar iyi”
Yapay zekâdaki teknolojik ilerlemeyle birlikte, uygulama alanları da büyüyor. Meta CEO’su Mark Zuckerberg iş gücünün %5’ini azaltma duyurusuna paralel olarak, “Uygulamalarımızdaki tüm kodun ve ondan elde edilen yapay zekânın artık insanlar tarafından değil, yapay zekâ tarafından yazıldığı bir noktaya ulaşacağız.” dedi. Bu söylemin arkasındaki itici güç, yapay zekânın mevcut durumu. Zuckerberg “Şirketinizde kod yazabilen, orta düzey bir mühendis düzeyinde yapay bir zekâya sahip olacağız.” dedi. Bu hamle nihayetinde, ilk uygulama maliyetlerinin önemli olacağı kabulüne rağmen, yapay zekânın Meta uygulamalarının tüm kodlamasını üstlenmesine neden olabilir. Şu anda, Meta’da orta düzey yazılım mühendisler, yılda yaklaşık 500 bin dolarlık ücret paketleriyle çalışıyor.
Klarna, yapay zekâ kullanarak iş gücünü yarıya indirdi
Klarna CEO’su Sebastian Siemiatkovski, yapay zekânın rolü konusunda belki de en radikal pozisyonu benimsiyor: yapay zekâ, şirketindeki tüm insan faaliyetlerini, hatta kendi CEO pozisyonunu bile üstlenebilir. Bu tutumun pratik etkileri zaten görülebilir: Klarna, bir yıldan beri yazılım geliştiriciler dışında kimseyi işe almıyor. Doğal olarak çalışan sayısı 4.500’den 3.500’e düştü. OpenAI tabanlı bir yapay zekâ asistanı, 700 müşteri hizmetleri çalışanının yerini alıyor. Şirket, orta vadede çalışan sayısını yaklaşık 2000’e düşürmeyi planlıyor.
Kalan çalışanlar, yapay zekânın sağladığı verimlilik kazanımlarından yararlanıyor. Çalışan başına gelir 400 bin dolardan 700 bin dolara yükseldi. Klarna, çalışanlarına yapay zekâ sayesindeki tasarrufların bir kısmının daha yüksek maaşlar şeklinde aktarılacağına söz verdi.
Siemiatkovski, mevcut durumu 1700 yılındaki durumla karşılaştırıyor: O dönem insanlar kuramsal olarak araba veya roket yapacak bilgiye sahipti, ancak somut uygulama bilgisi eksikti. Bugün yapay zekâ ile de durum benzer, tüm görevleri üstlenmek için temel yetenek mevcut, ancak somut uygulamanın hâlâ geliştirilmesi gerekiyor.
Yapay zekâdan yarar sağlayan işler
Bununla birlikte, bir dönüşüm sürecinin ortasında, istihdam sarkacı her zaman her iki yönde de salınır: Dünya Ekonomik Forumu tarafından 1000 şirket arasında yapılan bir ankete göre, gelişmenin işe yaraması için şirketlerin %69’u yapay zekâ becerilerine sahip yeni çalışanları işe almak istiyor. Büyük veri uzmanları, yapay zekâ uzmanları ve yazılım geliştiriciler en hızlı büyüyen meslekler listesinde yer alıyor. Siber güvenlik uzmanları da umutsuzca arananlardan.
Çalışanlardan beklentiler ve talepler de buna göre değişiyor. Analitik düşünme en önemli temel yetkinlik olarak göze çarpıyor. Bununla birlikte, yapay zekâ ve büyük veri becerilerinin yanı sıra siber güvenlik talebi de en çok artan beceriler arasında yer alıyor. Aynı zamanda yaratıcılık, esneklik ve yaşam boyu öğrenme gibi “yumuşak” faktörler de önem kazanıyor.
Kaynak: Faz Digitalwirtschaft Briefing, 22 Ocak 2025